Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi kazasıyla ilgili soruşturma kapsamında tutuklu bulunan dokuz zanlı yeniden mahkemeye çıkarıldı. Zanlıların 7 gün daha tutuklu kalmasına emir verilirken, mahkeme önünde toplanan kayıp yakınları isyan etti. Gemi faciasında oğlu Mehmet Bayhan’dan haber alamayan baba Rıfat Bayhan, zanlılara tepki göstererek, “Çocuğumu getirin.” diyerek gözyaşlarına boğuldu.
Rıfat Bayhan, “Katil, katiller” diyerek tepkisini sürdürürken, polis acılı yakınları güçlükle sakinleştirdi.
Zanlılar yeniden mahkemede
Girne-Taşucu seferini yapan Filo Denizcilik'e ait “Filo Jet” isimli katamaranın 30 Ağustos günü saat 11.50 sıralarında Girne açıklarında alabora olarak batmasının ardından başlatılan soruşturma sürüyor. Facianın ardından tutuklanan şirket direktörü A.Ö., birinci kaptan M.Ö., ikinci kaptan M.N.S., birinci makinist Z.Ö., ikinci makinist M.G. ile mürettebat S.E., Q.Q., V.H. ve R.İ. dün yeniden Girne Kaza Mahkemesi huzuruna çıkarıldı. Mahkeme, tüm zanlıların 7 gün daha poliste tutuklu kalmasına karar verdi.
Gemi 3 deniz mili açıkta alabora oldu
Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş, Filo Jet’in Girne’nin yaklaşık 3 deniz mili açığında sol kızak uç kısmından kırıldığını, ardından sol tarafı üzerine devrildiğini ve alabora olarak battığını söyledi.
Mannaş, Girne-Taşucu seferini yapan Filo Denizcilik’e ait “Filo Jet” isimli katamaranda 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişinin bulunduğunu belirtti.
Geminin batmasının ardından 239 kişinin canlı olarak kurtarıldığını ifade eden Mannaş, 14 kişinin hayatını kaybettiğini, 14 kişinin ise halen kayıp olduğunu kaydetti.
“Gemi su alıyordu”
Mannaş, bir önceki celsede de gündeme gelen iki gönüllü ifade üzerinde soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
İkinci kaptan M.N.S.’nin olay günü Taşucu Limanı’nın saat 15.00’e kadar kapalı olduğunu birinci kaptana bildirdiğini belirten Mannaş, ikinci kaptanın bu nedenle seferin yapılmaması yönünde telkinde bulunduğunu aktardı.
Mannaş, ancak birinci kaptanın yapılan uyarılara rağmen seferi gerçekleştirdiğini söyledi.
İkinci kaptanın polise verdiği ifadede, geminin olay günü “su aldığının bilindiği”, gemide motor ve dümen arızalarının bulunduğu ve geminin daha önce de defalarca su aldığı yönünde beyanlarda bulunduğunu aktaran Mannaş, söz konusu ifadelerin “itiraf niteliğinde” olduğunu söyledi.
Mannaş, bu hususlarla ilgili soruşturmanın devam ettiğini mahkemeye aktardı.
Faciadan önce sol kızak kırıktı
Müfettiş Muavini Mannaş, halen kayıp olan yolculardan birinin ailesi tarafından polise bir video kaydı ulaştırıldığını söyledi.
Mannaş, söz konusu videoda gemi batmadan önce sol kızağın kırık olduğunun görüldüğünün ileri sürüldüğünü belirtti.
Yaklaşık iki ay önce geminin su aldığına ilişkin başka video kayıtlarının da bulunduğunu söyleyen Mannaş, söz konusu görüntülerle ilgili soruşturmanın sürdüğünü kaydetti.
14 kişi hayatını kaybetti, 14 kişi kayıp
Mannaş, facianın ardından 14 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını söyledi.
Hayatını kaybeden kişilerin Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yapılan otopsilerinde ölüm nedenlerinin “genel bedensel travma” ve “suda boğulma” olarak belirlendiğini aktaran Mannaş, kayıp 14 kişinin bulunması için arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.
Kayıp kişilerin kimliklerinin tespiti amacıyla ailelerden DNA örnekleri alındığını belirten Mannaş,
11 kayıp kişinin yakınından DNA örneği alındığını ve örneklerin Türkiye’ye gönderildiğini söyledi.
Polis, Türkiye’de bulunan 3 kayıp kişinin yakını için ise DNA örneklerinin Türkiye’den alınması amacıyla girişim başlatıldığını mahkemeye aktardı.
Kaptanın ehliyeti araştırılıyor
Mannaş, geminin birinci kaptanı M.Ö.’nün Türkiye Cumhuriyeti’nde gemi ehliyetinin bulunduğunu ancak 10 yıl boyunca çalışmaya ara vermesi nedeniyle belgenin geçerliliğini yitirdiğini söyledi.
Mannaş, kaptanın Türkiye’den yeniden belge almasının zor olması üzerine eski belge numarası kullanılarak Honduras’tan 3 bin 500 dolar karşılığında yeni bir belge alındığı yönünde tespit yapıldığını aktardı.
Söz konusu belgenin önce Yunanistan’da tescil ettirildiğini, ardından KKTC makamlarında geçerli olacak şekilde onaylatıldığını belirten Mannaş, konuyla ilgili soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
2003 yılındaki kaza araştırılıyor
Mannaş, Filo Jet’in 2003 yılında yaşadığı kazayla ilgili kaza raporunun temin edildiğini açıkladı.
Raporda İngilizce, Yunanca ve İspanyolca belgelerin bulunduğunu belirten Mannaş, belgelerin Türkçeye çevrilmesi amacıyla yetkili bir tercümana gönderildiğini söyledi.






