sosyal güvenlik, muhaceret afları ve diğer alanlardaki aflar, kısa vadede devletin tahsilatını artırabilse de, uzun vadede bazı olumsuzluklara yol açabilmektedir.
Af konusu, 2 tarafı keskin bir bıçağa benzemektedir.Bir yönü ile devlete borcunu zamanında ödemeyenlere kolaylık sağlarken, diğer taraftan borcunu zamanında ödeyenler tarafından ise, haksızlık olarak görülmektedir.
Hükümetler’in bugüne kadar, vergi, harç, sigorta, elektrik, sosyal güvenlik primi, su v.b konularda af çıkarıp, gecikme zamları ve faizleri silip,uzun taksitler halinde ödeme imkanları sunmasının sayısını unutmuş durumdayız.
KKTC’de uygulanan afların en önemli sakıncası, vergisini, primini, borcunu zamanında ödeyenlerin cezalandırılmış, ödemeyenlerin ise, ödüllendirilmiş algısı oluşturmasıdır. Bu durum, uzun vadede vergi, prim, borç ödeme disiplinini ve adaletini zayıflatabilir.
Eğer, bir af uygulaması yapılacaksa, vergisini, primini veya borcunu düzenle ödeyen yükümlülere de, bu ödemelerinde mutlaka indirimler uygulanmalıdır.
Aflarda görülen bazı olumsuzluklar şunlardır;
Mükellefler, gelecekte yeni bir af çıkacağı beklentisine girerek ödemelerini zamanında yapmayabilir ve mevcut ödemeleri zayıflatabilir.
Devamlı af beklentisi, vergisini, primini düzenli ödeyen işletmeler karşısında, kayıt dışı faaliyetleri daha avantajlı hale getirebilir.
Af dönemlerinde tahsilat artabilse de, düzenli ve öngörülebilir vergi geliri sağlama kapasitesi zarar görebilir.Ayrıca, vergisini zamanında ödeyenlerle ödemeyenler arasında eşitsizlik yaratabilir.
Ülkemizde çıkarılan afların, elbette ki siyasi nedenleri de vardır.Ama, çoğunlukla devlet ile kurumların gelire ihtiyaç duymasından dolayı, yani ekonomik nedenlerden kaynaklanmaktadır.
Birçok vatandaş ve şirket, ya ekonomik nedenlerden dolayı, ya da ilerde nasıl olsa af çıkar, cezalar, gecikme zamları da silinir ve ayrıca taksitle uzun vade ile ödemek de mümkün olur diyerek ödenmesi gereken vergi,harç ve sosyal güvenlik primlerini zamanında veya tam olarak ödememektedir.
Gelecekte de af beklentilerinin oluşması, ödemelerini zamanında yapanların sayısını da düşürebilmektedir. Böylece, devletin ve kurumların gelirleri de azalabilmektedir.
Daha önceki afların faydası olsaydı, ülkemizde bu kadar sık af çıkarmaya gerek kalmazdı.Ama, bunun sonu yok. Nereye kadar aflarla gideceğiz. Aslında, aflarla borcunu zamanında ödemeyenleri ödüllendiriyoruz.
Çıkarılan her af yasası, vatandaşlarda geleceğe yönelik bir beklenti oluşturarak, daha sonraki afların da zeminini oluşturmaktadır. Aftan yararlanan birçok kesim, bir süre sonra yine devlete veya diğer kurumlara olan borcunu ödemiyor ve yeni bir affın çıkmasını beklemeye başlıyor veya af çıkması için kulis yapıyor.
Ekonomik kriz dönemlerinde, çok sık olmamak şartı ile, örneğin pandemi döneminde olduğu gibi, Kobiler, esnaf ve vatandaşlara ödeme kolaylıkları, taksitler ve borç yapılandırmaları sağlanabilir.
Af çıkarıldığı zaman, vergisini, primini, hizmet bedelini düzenli ödeyenlerin karşı karşıya kaldıkları haksız rekabet durumu, getirilecek mükafat sistemleri ile bir nebze olsun giderilmelidir. Devlete olan borcunu düzenli ödeyen vatandaşlara haksızlık yapılmamalıdır.
Devamlı af çıkarmak, vergisini, harcını, primini, borcunu düzenli ödeyene kötü örnek olmaktadır. Devlet ve ve ilgili kurumlar zamanında toplaması gereken gelirleri toplamada yetersiz kalıyorlarsa, bunun nedenini düşünmeli ve bu sorunu çözmek için gerekli adımları atmalıdır.
Ülkemizde uygulanan aflar, devlete ve ilgili kurumlara kaynak sağlamanın en önemli yollarından biri olarak görülmektedir. Aflarla, kısa sürede kamu alacaklarının tahsili hızlanmakta, devlete ve kurumlara sıcak para girişi sağlanmaktadır.Ancak, başka olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.
Netice itibarıyle, KKTC’de çıkarılan aflar, alışkanlık haline gelmediği taktirde, şirketlere ve şahıslara yeni bir fırsat vermesi ve bazı mağduriyetlerin giderilmesi açısından olumlu sonuçlar doğurabilmektedir.
Öte yandan, afların sık ve geniş kapsamlı şekilde uygulanması, adalet duygusuna olan güveni zedeleyebilmekte, zamanında borcu ödemekten kaçınmayı özendirebilmektedir. Bu bağlamda, aflar, toplumsal ihtiyaçlar, adalet ilkesi ve kamu yararı çerçevesinde değerlendirilerek, istisnai bir şekilde uygulanmalıdır.
Bu yazı toplam 95 defa okunmuştur.