Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs’ta kalıcı bir anlaşmaya varılabilmesi için uluslararası toplumun KKTC’nin “eşit statüsünü” kabul etmesi gerektiğini belirterek, adada iki ayrı halk ile iki ayrı bağımsız ve egemen devlet bulunduğunu savundu.
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, KKTC Hükümeti’nin Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yürüttüğü Kıbrıs politikasının “egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü” ilkelerine dayandığı ifade edildi.
Açıklamada, son günlerde Kıbrıs konusu kapsamında yeniden gündeme getirilen “dönüşümlü başkanlık” konusunun, onlarca yıl müzakere edilen ancak GKRY tarafının KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmemesi ve yönetim ile kaynakları paylaşmayı reddetmesi nedeniyle çöken modelin unsurlarından biri olduğu ileri sürüldü.
“Dönüşümlü başkanlık” modelinin üniter bir devletin yönetim şeklini öngördüğü belirtilen açıklamada, bunun KKTC’nin “egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü” pozisyonuyla taban tabana zıt olduğu belirtildi.

“İki sandalye hakkının kabulü mümkün değil”
Dışişleri Bakanlığı, benzer bir anlayışla Avrupa Parlamentosu’nda “Kıbrıs Türklerine ayrılan iki sandalye hakkından” söz edilmesi ve bu sandalyelere sahip çıkılmaya çalışılmasının da Kıbrıs Türklerinin yer almadığı ve temsil edilmediği, Rum tarafının 1963 yılında silah zoruyla gasp ettiği “Kıbrıs Cumhuriyeti” statüsünü ve bu statü üzerinden AB üyeliğini kabul etmek anlamına geldiğini savundu.
Açıklamada, “Bunların kabul edilmesi mümkün olmamakla birlikte, bu yönde yapılacak çalışmalara Kıbrıs Türk Halkının destek vermesi de beklenmemelidir” denildi.
Dışişleri Bakanlığı, gelinen aşamada Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil ettiğini belirttiği KKTC’nin “özden gelen hakları” olarak nitelendirdiği egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün yeniden teyit edilmesi gerektiğini vurgulayarak, uluslararası topluma bu yönde adım atması çağrısında bulundu.