Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Heybeliada’daki evi, restorasyonu tamamlanmasına karşın yıllardır ziyarete açılmadı. Ada Dostları Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikası, 16 Ağustos’ta evin önünde basın açıklaması yaparak müze evin açılması çağrısında bulunacak.
Türk edebiyatının usta kalemlerinden Hüseyin Rahmi Gürpınar, 17 Ağustos’ta 162’nci yaşına ulaşacak. 80 yıllık yaşamının 30 yılını geçirdiği Heybeliada’daki evi ise yıllardır kapalı.
Ada Dostları Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), 16 Ağustos saat 14.00’te Hüseyin Rahmi Gürpınar Evi önünde basın açıklaması yapacak.



Hüseyin Rahmi Gürpınar.
‘SAYGISIZLIK’
Ada Dostları Derneği ve TYS, paylaştığı çağrıda, “Restorasyonu tamamlanmış olmasına rağmen, kamuoyunun haklı çabaları ve yürütülen ısrarlı kampanyalar ne yazık ki karşılıksız bırakılmış; müze ev kapılarını ziyarete yeniden açmamıştır. Türk edebiyatının bu büyük çınarına ve onun kültürel mirasına reva görülen bu umursamaz tutum, edebiyat hafızamıza yapılmış büyük bir saygısızlık olarak varlığını sürdürmektedir” dendi.
“Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın mirasına sahip çıkmak, onu yarınlara taşımak ve bu vicdani sorumluluğu haykırmak üzere tüm edebiyat dostlarını bekliyoruz” denen açıklamada “Ustanın anısı karanlığa terk edilemez, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın evi derhal müze olarak açılmalı ve edebiyatımızın yaşayan hafızası olarak sonsuza kadar yaşatılmalıdır” ifadeleri kullanıldı.
‘EDEBİYAT MÜZESİ’ GEREKLİLİĞİ
Gazetemize konuşan TYS 2’nci Başkanı Mustafa Köz, “Yazarmekân ilişkisinin sürekliliğinde yazarı ölümünden sonra da korumanın, yazının kalıcılığı için önemli olduğunu, yazarın yapıtlarını ve anılarını okurla buluşturmanın, birikiminin aktarılması için gerekli olduğunu belirtti.
Köz, şöyle konuştu: “Ancak bizim gibi her şeyin hızla aşındırılıp tüketildiği toplumlarda yazar önemsenmediği gibi, yapıtlarının ve yazma mekânlarının korunmasında da güçlükler yaşanmaktadır. Yakın zamanda Orhan Kemal ve Orhan Veli evlerinin satışa çıkarılması, yazarların anılarının da silinmesi anlamına geldiği gibi, kentin edebiyat belleğinin de yok edilmesi demektir. Hüseyin Rahmi Gürpınar evinin de yıllardır bu belirsizliği yaşaması da böyle bir durumdur. Ev korunmuştur ama yazarın anıları okuruyla buluşamamıştır. Oysa istenen yalnızca evin müzeye dönüşmesidir. Yıllardır açılıp kapanarak bir yılan hikâyesine dönen bu süreçte yapılacak iş çok basittir aslında: Yazarı anılarıyla, yapıtlarıyla evine almak. Bu belirsizlik, bu güzelim kente bir edebiyat müzesi kurma gerekliliğini yeniden duyurdu bize. TYS’nin 20 yıldır oradan oraya taşıyıp durduğu ‘Edebiyat Müzesi’ de bu zorunluluğu söylemiyor mu?”
YILAN HİKÂYESİ
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın evinin hikâyesi, deyim yerindeyse tam olarak “yılan hikâyesi”. Ev, ölümünden sonra mirasçıları vakıflara satıldı, 1964 yılında il özel idaresine verildi, 1983’te Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredildi, bakanlık önce Türk İslam Eserleri Müzesi’ne devretti, ardından 1987’de Adalar Belediyesi’ne tahsis etti. 1996’da bakanlık, Adalar Belediyesi’nden tahsisi aldı ve kaymakam Mustafa Farsakoğlu, belediye ve bakanlık işbirliği ile 2000’de restore edip müzeye dönüşmesini sağladı ancak sonrasında yazarın piyanosundan bisikletine birçok eşyası kayboldu.
Ev, 2013’te il özel idaresinden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. Vakıflar Genel Müdürlüğü köşkü 17 Mart 2022’de İBB’nin elinden aldı ve Şehzade Sultan-Mehmet Vakfı adına tescil ettirdi. İBB’nin açtığı dava sonrası Adalar Asliye Hukuk Mahkemesi, 2024’te, köşkün İBB’ye geri verilmesine karar verdi.